Hakkımda

Kapansın el kapıları bir daha açılmasın yok edin insanın insana kulluğunu bu davet bizim - Nazım Hikmet

 

         1991 yılında  İSTANBUL Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldum. Aynı yıl İstanbul Barosuna kayıtlı olarak iflas ve konkordato üzerinde çalışarak stajımı tamamladım.

         Mesleğin uzunca bir kısmını coğrafyamızın bütün zenginliklerine şahit olarak ticaret hukuku ağırlıklı davalarla ilgilenerek geçirdim. Özellikle gayrımenkul davaları başta olmak üzere , basın hukuku, idare hukuku ve ceza davası ağırlıklı bir mesleki tecrubem oluştu.

         Avukatlık mesleğinde başarının : disiplinli çalışmanın cazibesine tabi olduğunu bizzat yaşayarak öğrendim . Menekşeleri, laleyi ve papatyaları çok sevdim ama güllerin bütün renklerinin çok güzel olduğunu sonra fark ettim. “İdrakimize giydirilmiş deli gömleklerinden” birini üzerimden çıkardığımda ,hürriyetin zevkini, insan olmanın muazzam fotoğraflarına hayranlık dönemi başladı benim için. Zeki Müren’i, Aşık Veysel’i, Türkan Şoray ‘ı ancak 30 lu yaşlardan sonra sevebildim… 

Cemiyet hayatı içerisinde vakıf, dernek , spor kulübü ve birçok sivil toplum kuruluşunun yönetim kurullarında aktif olarak görev yaptım.”Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar “ bu şehr-i İstanbul dan biraz ayrılıp , 4 aylık bir zaman diliminde İngiltere’de bulundum.20 yılı aşkın süredir çeşitli gazete ve medya sitelerinde siyaset , hukuk ve kültür ağırlıklı yazılar yazmaktayım.

         1994  yılında eşim Dr. Asuman hanım’la evlendim: oğlum Bahadır Safa ; ikizlerim Elif Rana ve Ahmet Emre diğer en sevdiklerim. Annem başımın tacı elbette ancak bahçede dut iken sazı bilmeyen gibi bülbülün bu  avazı nerden aldığını ancak babamın yüreğinin nağmeleriyle izah edebilirim.  Mesleğin 27. Yılında İstanbul’da  hukuk ofisimizde  avukatlık mesleğini yapmaya devam ediyorum.